Pazar Reçeteleri 3: Hakiki Doğal Sirke ve Faydaları

sirke

Hakiki sirkeyi herkes mutlaka evde bulundurmalı, hem yemek amaçlı hem de eski tıp hekimlerinin kullandığı gibi acil durumlar için! Peki, eski hekimler hangi hastalıkları sirke ile tedavi etmişler? Prof. Dr. Ayten Altıntaş sorularımızı cevapladı.

Rumeli kökenli bir ailenden gelmiş olmak, beslenme alanında çok önemli bir konuda doğru bilgi ve tecrübe sahibi olmama vesile oldu. Her yıl kurulan turşular, yaz aylarında yaptığımız sirkeler… Her ne kadar çocukluğumda sirke sineklerine karşı savaş ilan etmiş olsam da, onların faydalarını ve sirke yapımında önemli görevlerini öğrendikten sonra onlarla barıştım. Artık sirke sinekleri ile aramızda tatlı bir muhabbet ve sevgi var, onlar kıymetli sirkelerimin büyük emektarları…

Sirkeden böyle tatlı tatlı bahsederken, etrafımda bulunan ve “hakiki” sirkenin tadını bilmeyenlerin bir anda ekşiyen surat ifadeleriyle karşılaşıyorum. Belki kendilerince haklılar! Çünkü market raflarında bulunan fabrikasyon sirkenin tadı ve kokusundan sonra kim olsa aynı tepkiyi verir. Peki, hakiki sirke ile günümüzde market raflarında satılan sözde doğal sirke arasında ne fark var? Eski tıp hekimleri sirkeye neden çok önem veriyorlardı? Sirke hangi hastalıkların ilacı? Neden her evde mutlaka hakiki sirke bulunmalı?

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Deontoloji ve Tıp Tarihi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Ayten Altıntaş, sorularımızı cevapladı.

Hakiki sirke, geleneksel beslenme kültürümüzde sofraların baş tacı, İbn-i Sina gibi eski hekimlerin de sirkeyi ilaç olarak kullandığını görüyoruz. Eski tıpta neden sirkeye çok önem veriliyor?

Yazılı kaynaklardan elde ettiğimiz bilgilere göre, eski tıpta çok önemli bir yere sahip olan sirke, hem ilaç hem de ilaçların önemli bir malzemesi olarak kullanılmış. Günümüzde şurup, hap veya kapsül şeklindeki ilaç kullanımı, eski tıpta daha farklı idi. İslamiyet’ten önce şarap veya sirke kullanılarak ilaç yapılıyordu.

İlaç etkisi olan bitki, “sirke” ya da “şarap” içinde kaynatılıyor veya bir tülbent içine konularak etken maddesini bırakması için yine sirke ya da şarap içinde bekletiliyordu. Birinci yüzyıldan, sekizinci yüzyıla kadar ilaç yapılışı böyle devam ediyor ancak İslamiyet’in yayılması ile birlikte sekizinci yüzyıldan itibaren “İslam Tıbbı” ağır basıyor, şarap yasaklanıyor, ilaç yapımında “şeker” devreye giriyor. İslam âlimleri şekerin ilacı hızla kana iletme özelliğini keşfediyor ancak sirke önemini hiç kaybetmiyor. Tüm evrensel tıpta sirke kullanımı hep devam ediyor. Şeker devreye girdikten sonra sirkenin ilaç malzemesi olarak kullanımı azalıyor, ancak tek başına ilaç olarak kullanılmaya devam ediyor.

Bu bağlamda “sirke tek başına ilaç” diyebilir miyiz?
Eski tıbba göre evet.

Peki, hangi hastalıkların tedavisinde sirke kullanılmış?
Eski tıpta sirke genellikle iki ayrı şekilde kullanılmış, birincisi dâhilen yani içilerek, ikincisi haricen cilde sürülerek. Ayrıca, bazı ilaçların sirke ile karıştırılarak hastaya verildiğini görüyoruz. Eski hekimlerin kullandığı en önemli sirke üzüm sirkesi, o zamanda yetiştirme üzüm ve dağ üzümü olmak üzere iki farklı üzümden doğal fermantasyon yöntemi ile sirke yapmışlar.

Diğer meyveleri kullanmamışlar mı?
Ağırlıklı olarak üzüm sirkesi yapmışlar. Ancak günümüzde antioksidan etkileri bilimsel olarak kanıtlanan elma, nar, vişne gibi meyvelerin önemli özellikleri eski tıp kitaplarında da ön plana çıkıyor. Bu gibi meyvelerden de sirke yapılabilir…

Sirkeyi içtiğimiz zaman vücudumuza nasıl etki ediyor?
Eski tıpta balgami mizaçlılara sirke tavsiye edilmiyor. Ancak safravi mizaçlılar için çok faydalı olduğu belirtiliyor. Eski hekimler insanların yüzüne bakarak mizaçlarını anlarlarmış. Balgami mizaçlılar soluk beyaz benizli, safravi mizaçlılar ise sarı veya kara sarı benizli olarak ifade ediyorlar.

Eski tıp kitaplarındaki bilgilere göre;

• Sirke safrayı giderir,

• Yemek iştahını keser,

• Hazmı kolaylaştırır,

• Vücudu zayıflatır

• Müzmin öksürük ve nefes darlığında faydalıdır,

• Zehirlenmelere karşı ısıtılarak içilir.

Sirke yemekle beraber veya yemeklerden sonra alınırsa hazmı kolaylaştırıcı etkisi bulunuyor. Günümüzde salataya sirke koyularak tüketiliyor, bu da çok doğru bir yöntem. Eski tıbba göre salatalar hazmı zor yiyeceklerdir, bu sebeple o dönemde mide sağlığı için yiyecekler genellikle pişmiş olarak tüketilmiş. Meyveler de genellikle hoşaf olarak kullanılmış.

Vücudu zayıflatıyor

Sirke safrayı azaltır, iştahı keser ve vücudu zayıflatır. Yemeklerden önce bir miktar sirkeli su içmek iştahı kesiyor çünkü safrayı azaltıyor. Sirke vücuda alındığı zaman karaciğer safra imal etmiyor. İştahın çok olması vücutta safranın çok olduğunun işareti! Safra yapıcı gıdalar tüketildiği zaman karaciğer safra üretip öd kesesine gönderiyor, öd kesesi de mideye gönderiyor ve midede açlık hissi uyanıyor. Yedikçe açlık hissi uyandıran hazır gıdaların çoğunu safra üretici olarak örnek gösterebiliriz.

Eski tıbba göre zehirlenmelerde sirkeyi ısıtarak içmek gerekiyor. Sirkenin serinletici özelliği vardır. Herhangi bir gıdadan veya bitkiden zehirlendiğini hisseden insanlar sirkeyi ısıtıp ılık olarak içmesi gerekiyor sade içemeyenler su ile karıştırabilir. Yeni yapılan bir sirkeyi sade olarak içebilirler ama bekletilmiş sirke çok keskin olduğu için çok yakabilir bu yüzden keskinleşmiş sirkenin su ile karıştırılmasında fayda var.

Müzmin öksürük ve nefes darlığında eski hekimler sirkenin faydalı olduğunu ifade etmişler her ikisi de akciğerle ilgili yani eski tıbba göre sirkenin akciğerler üzerinde olumlu etkisinin olduğunu söyleyebiliriz.

Cilt sorunlarında “başucu” ilacı: SİRKE
Cilt sorunlarında nasıl bir etkisi var?
Eski tıpta, cilt sorunlarında “başucu” ilacı olarak sirke kullanılmış. O dönemde pamuk veya yün sirkeye batırıldıktan sonra sorunlu bölgenin üzerine koyularak, cilt hastalıkları tedavi edilmiş.

Eski hekimler, morarma ve şişme gibi problemlerde özellikle şiş ve ödem olan yerlerde, şişmeyi önleyici ve giderici olarak sirkenin çok faydalı olduğunu belirtiyor.

Sirke, kanayan yaralarda hem kanamayı durdurucu hem de iltihap kurutucu özelliği vardır.

Yaramaz çıbanlarda fayda eder.

Kaşıntıyı giderir.

Böcek ve arı sokmasında da, ısırılan bölgeye hemen sirke sürülüyor.

Ateş yanıklarında hemen sirkeli bez sarılıyor.

Uyuz, kaşıntı, abraşlık (alaca ve baras) hastalıklarında da sirke faydalıdır.

Kangrenin ilerlemesini engeller.

Dolamaya faydalı

Bitlenmeye karşı da sirkenin olumlu etkisi bulunuyor.

Gözaltı şiş ve morluklarında bal ve sirke karıştırılarak kullanılıyor.

Soğuk etkili ilaçlar da sirke ile karıştırılarak kullanılıyor.

“Diş temizliğinde sirke kullananların ölene kadar dişlerle ilgili problemi olmaz”

Eski tıp hekimlerinin hemen hemen hepsinin tekrar ettiği konu, sirkenin dişlere olan etkisi. Bu konuyu bütün eski tıp kitaplarında görmek mümkün. Bu kitaplarda yer alan bilgilere göre, sirke sallanan dişleri kuvvetlendirir,

• Çürüklere mani olur

• Ağız kokusunu giderir

• Ağız ve diş temizliğinde sirke kullananların dişleri çürümez ve dökülmez.

• Hekimler, “Diş problemi yaşamak istemiyorsanız bal ve sirkeyi karıştırın” diyorlar.

Peki, bunu günümüzde uygulamak istersek ne yapmalıyız?

Doğal fermantasyon sirkeyi sade olarak veya balla karıştırıp, dişlerinizi hergün düzenli olarak bu karışımla fırçalayabilir ve eskilerin yaptığı gibi ağzınızda çalkalayarak yani gargara yaparak uygulayabilirsiniz.

Sirke ayrıca kulakta oluşan çınlama, uğultu ve ağrı durumlarında da faydalı. Eski tıp, kulakta çınlama ve uğultu için, kulağı sirkenin buharına tutarsan bu şikâyetlere mani olur diyor. Eski hekimler, kulakta oluşan kurtçuk, parazit, iltihap ve akıntıyı kulağa sirke damlatarak tedavi etmişler.

Atalarımız sirkeyi doğal fermantasyon yöntemi ile yapmışlar. Tabi doğal fermantasyon uzun zaman alan bir yöntem. Günümüzde yapay asit katılarak hızlandırılmış fermantasyon yöntemi, asetik asit ve koruyucu kimyasal katkılarla 24 saatte üretilen mamul, sirke niyetine satılıyor ve hem ağır kokusu hem de yakıcı tadı ile kullananlara itici geliyor. Hatta birçok insan hakiki sirkenin tadını bilmiyor diyebiliriz.

Günümüzde fabrikasyon yöntem ile üretilmiş sirke için eski tıbbın söyledikleri geçerli mi?

Hayır. Sirke rafa girdiği zaman mertlik bozuldu, çünkü sirke canlı bir madde. Günümüzde market raflarında satılan sirkelerin büyük çoğunluğu “sirke asidi” ile yapılıyor. Bunlar çok kısa zamanda fabrikasyon yöntemler ve kimyasal katkılarla üretilmiş sadece adı sirke olan mamuller. İnsan sağılığı üzerinde faydadan çok zararı olabilir!

İnsanlar neden doğal fermantasyon yani hakiki sirke kullanmalı?

Hakiki sirke, sirke bakterilerin yaptığı sirkedir. Bu inanılmaz faydalıdır. Hakiki sirke taze meyvelerin sıcak ortamda doğal fermantasyonu ile oluşur. Uzun zaman içinde ve emekle oluşan hakiki sirke inanılmaz faydalı özelliklere sahiptir. Eski hekimler bu sebeple yıllanmış sirkeyi hem ilaç, hem ilaç malzemesi, hem içecek, hem de yemek malzemesi olarak kullanmışlar.

Hakiki sirkeyi herkes mutlaka evde bulundurmalı, hem yemek amaçlı hem de eski tıp hekimlerinin kullandığı gibi acil durumlar için!

Son zamanlarda alanında uzman birçok hekim sebzeleri, özellikle de çiğ olarak tüketilen ve salatada kullanılan yeşilliklerin sirkeli suda yıkanmasını tavsiye ediyor. Peki, bunun için fabrikasyon sirkeyi kullanmak uygun olur mu?

Sirke, sebzelerde ve yeşilliklerde bulanan, insan sağlığına zararlı bakterileri öldürdüğü ve üzerindeki kimyasal atıkları da temizleme özelliğine sahip olduğu için tabiî ki kullanılmalı. Ancak doğal yani hakiki sirke diye tanımladığımız sirke bu özelliklere sahip olduğu için sebzeleri temizlerken de mümkünse doğal fermantasyon sirke tercih edilmeli. “Yapay” sirke asidi ile yapılan sirkeler hiçbir zaman ve hiçbir yerde “hakiki” sirkenin etkilerini göstermez.

Kaynak: Nihal Doğan